26 Mart 2010

Sebzeli Tavuk Çorbası

Aramız bayağı olmuş. Ama Altay çok yaramaz vede iki çocuk birden gerçekten çok zor oluyor bana. Geçen sürede bloğumu bayağı boşladım. Bende farkındayım ama zaman hiç bir şeye maalesef yetmiyor. Altay'ın yemekle arası hiç hoş değil. İki kardeş o kadar farklı ki. Berke çok uysal ve söz dinleyen bir çocuk. Ama Altay hiç öyle değil. Yapmak istediği şeyi sonuna kadar mücadele edip başarıyor. Bir bakımada bizi parmağında oynatıyor yani. Neyse Altay'ın en çok sevdiği çorba bu. Bende sizlerle paylaşmak istedim. Eminim hepiniz biliyorsunuzdur. Gelelim tarifimize.

Malzemeler:
2 adet kalça but.Ama bulabilirseniz çorbalık olarak satılan tavuk kemikleride olabilir.
2 adet havuç
1/2 demete yakın maydanoz
1 çorba kaşığından biraz fazla un
1 çorba kaşığı kadar tereyağ. başka bir yağ kullanmanızı tavsiye etmem tadı bozuluyor bence
1 yumurta sarısı
2 çorba kaşığı dolusu susuz yoğurt
2 çorba kaşığından biraz fazla tel şehriye
1 lt kadar su
tuz ve 1 tatlı kaşığına yakın limon




Yapılışı:
Öncelikle aldığınız butları bir güzel sudan geçiriyoruz. Tencereye alıp üzerine havuçları doğruyoruz 1 cm kalınlığında. Onunda üzerine maydonazları yıkayıp saplarıyla yerleştirip suyunu ekliyoruz vede ocağa koyuyoruz. Su iyice kaynayıp maydanozların rengi değişince maydanozları tencereden çıkarıp diğer malzemeleri kaynamaya bırakıyoruz. Havuçlar iyice pişince havuçları vede tavukları içinden alıyoruz. Kaynamaya devam eden tavuk suyunun içine arzuya göre tuz ve şehriyeleri ilave ediyoruz. Bu arada ufak bir tavada tereyağını eritip içine unu katıp kavuruyoruz. Un pembeleşene kadar kavurmaya devam. Sonrasında kaynayan tavuk suyunda azar azar una ilave ediyoruz. Bu arada ufak bir çırpıcıyla karıştırmanız sizin faydanıza. Topaklanmasını engellemek için suyu una yediyoruz. Sulandırdığımız unlu tereyağını tenceremize ekleyip, terbiyesiz olan çorbamızın terbiyesi için yumurtanın sarısını ve yoğurdu bir güzel karıştırıyoruz. Tamamen birbirlerine olan aşklarını gördükten sonra, bu aşka 1 tatlı kaşığı kadar limon sıkıyoruz. Ama baktık limon bunların aşkalrına bir etki etmiyor o zaman bu karışımın tamamına çorbadan azar azar ekliyerek yumurtanın vede yoğurdun ısınmasını sağlıyoruz.Baktık ısındılar tencereye boca edip azıcık karıştırıp ateşten alıyoruz. Malum çok ateşli olmasınlar çobamızın tadını bozmasınlar diye. Çocularınız veya aileniz afiyetle içebilirler.

26 Kasım 2009

Aşılandık

Öyleydi böyleydi derken ailecek aşılandık. Sabah erkenden ben, eşim, Berke ve annem hepimiz Sağlık Ocağının yolunu tuttuk. İsteyen herkese aşı yapılabiliyor. İsteğe bağlı. Berke'yi, okulun yapmasını beklemeden aşılattık. Nedeni ise bir an önce koruma altına alabilmek. Bilime karşı gelmemek önemli olan. Başımızdaki Zat-ı Muhterem hala bas bas bağıra dursun, insanlar her kafadan çıkan sözlere inana dursun, ortada bir bilim gerçeği var. Bu hastalığın tek çaresinin aşı olduğu ve bunun bir an önce yapılması. Sağlık Bakanı'nı kutluyorum. Sizlere de tavsiyem aşılamanızı ihmal etmeyin. Sağlığımız çok önemli.

Bu arada Kurban Bayramınızı da kutluyorum. Nice sağlıklı bayramlara.

22 Kasım 2009

Anlamak Zor


Ben mi telaşlıyım yoksa insanlar mı çok rahat anlıyamıyorum. Bugün Berke'nin sınıfça "Öğretmenler Günü" için yemekli toplantısı vardı. Elbetteki gündem maddesi "H1N1". Ben domuz gribi adını kullanmak istemiyorum. Herkes "ben aşıyı yaptımıyacağım". Ya kardeşim niye ya. Bu kişi camdan atlasa sende mi atlıyacaksın? Başımızdaki Zat-ı Muhterem "ben yaptırmıyorum" dediyse dedi. Allah herkese akıl vermiş. Allah akıl dağıtırken neredeydin?. Sanırım sen sıkışmıştın. Hacet gideriyordun.

Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü bas bas bağırıyo. Aralık Ocak bu hastalık kuduracak diye. Bu arada Altay aşılandı. Berke içinde okullarda aşılama başlamadan aslında Sağlık Ocağında olmasından yanayım. Ne kadar erken davranılırsa o kadar iyi.

Gerçi Berke hastalığa yakalanır gibi oldu. Geçtiğimiz cumartesi önce ateş başladı. Hatta bana" anne gözlerimden ateş çıkıyor sanki" dedi. İlk önce adlandıramadık. Çünkü Berke'nin alerjik sinüs rahatsızlığı var ve de hava değişimleri olduğunda ortaya çıkar. Ateş , burun tıkanıklığı, halsizlik yapar. Semptomlar aynı. Bir yandan da korkuyorum .Ne yapabilirim diye düşünüyorum. Ateşini düşürmeyi başardık o akşam. Evdeki devamlı oğluma kullandığım ibubrofen türevi olan Dolven başladım. Bir güzelde terledi ve açılmaya başladı. Sanıyorum atlatıyoruz derken, sıra arkadaşının da aynı anda ateşlendiğini öğrendim. Valla kim ne derse desin, başımdan aşağı kaynar sular boşandı sanki. Elim ayağım kesildi. Tamda o arada Eskişehir'de okullar bir hafta süreyle tatil edildi ve evde istirahat başladı Berke için. Şimdi akla gelebilir " neden hemen doktora başvurmadın?" dediğim gibi her zamanki rahatsızlığı sandım.

Arkadaşının hastalandığını öğrenince hemen doktorunu aradım ve ne yapabilirim? diye sordum. Kullanmam gereken ilaçları söyledi. Bol ıstirahat edilmesi gerektiğini vede ateş düşmezse hemen görüşmemiz gerektiğini belirtti. Neyse ki Berke'nin ateşi ertesi sabaha kadar düşmeye başladı. Ama o arada benim neler çektiğimi varın sizler düşünün artık. Sonrasında kontrol için doktorumuza gittiğimizde korkulacak bir şey olmadığını anlattı.

İnsanlarımız ya çok korkusuz, yada maalesef çok bilinçsiz. Bunca şeyi yaşayan bir anne olarak artık korkulu rüya görmek istemiyorum. Yediğimiz, içtiğimiz şeyler ne kadar sağlıklı? Şimdiye kadar vurulduğumuz aşıların hangi yan etkileri, bu aşıdan daha az?

En yakın zamanda, ailecek bu aşıdan olacağız. O günüde buradan bildiririm. Herkese sağlıklı günler. Bu günlerde altından daha değerli sağlık :))

10 Kasım 2009

Domuz Gribi

3 Kasım 2009

Oy İstiyoruz valla






Gap Casting Call Turkey ayağına bizde katıldık vede hepinizden bir ricamız var. Bu siteye giderek üye olup Altay'a oy verirseniz çok seviniriz. Gerçi biz birza geç kaldık ama olsun. Ne yapalım, bu işe fırsat anca bulabildim. Üye olduktan sonra sadece bir oy verilebiliyor. Unutmadan söyliyeyim. Şimdiden çok teşekkürler.

Altay'ın sayfasını ise Altay'a tıklıyarak bulabilirsiniz.

28 Eylül 2009

Günün Bebeği


Altay 1 yaşını doldurdu vede bize internetten sürpriz yapıp günün bebeği seçildi. Mother & Baby dergisinin internet sayfası 28.09.2009 tarihli sayısına günün bebeği oldu. Gerçi gönderdiğim resim eski bir resmiydi ama olsun. Yakında yeni resimlerini buraya koyacağım ama, dediğim gibi vakit problem benim için. Sonra görüşmek üzere.