Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2009

Aşılandık

Öyleydi böyleydi derken ailecek aşılandık. Sabah erkenden ben, eşim, Berke ve annem hepimiz Sağlık Ocağının yolunu tuttuk. İsteyen herkese aşı yapılabiliyor. İsteğe bağlı. Berke'yi, okulun yapmasını beklemeden aşılattık. Nedeni ise bir an önce koruma altına alabilmek. Bilime karşı gelmemek önemli olan. Başımızdaki Zat-ı Muhterem hala bas bas bağıra dursun, insanlar her kafadan çıkan sözlere inana dursun, ortada bir bilim gerçeği var. Bu hastalığın tek çaresinin aşı olduğu ve bunun bir an önce yapılması. Sağlık Bakanı'nı kutluyorum. Sizlere de tavsiyem aşılamanızı ihmal etmeyin. Sağlığımız çok önemli.

Bu arada Kurban Bayramınızı da kutluyorum. Nice sağlıklı bayramlara.

16 Eylül 2007

PAGET HASTALIĞI


Bu mail bana geldiği an sizlerle paylaşmaya karar verdim. Esasında mail olarak gönderilmesi isteniyordu ama bloğumda yayınlarsam daha çok kişiye ulaşabileceğimi düşündüm.


Anneler, kızlar, kız kardeşler, hala ve teyzeler, arkadaşlar vs. Kasım ayında , nadir rastlanan bir çeşit meme kanseri bulundu. Bir bayanın göğsünde bir isilik gelişti. Doktoru mamagrofisi temiz olduğu için antibiyotikle enfeksiyonu tedavi etti. İki kontrolden sonra isilik kötüye gitmeye başladı. Doktoru bir mamografi daha istedi.Bu sefer bir kitle görünüyordu. Biyopside hızlı büyüyen habis ur bulundu. Büyümesini geri çekmek amacıyla kemoterapi başladı, sonra mastectomy yapıldı, kemoterapi tamamlandı ve radyasyon tedavisi yapıldı. Şiddetli tedavinin yaklaşık dokuz ayından sonra bayan temiz bir sağlık listesi verdi. Yaşamının bir yılının her günü onunla doldu . Sonra kanser karaciğer bölgesine geri döndü . Dört tedavi aldı ve kaliteli bir hayat istediğine karar verdi, kemoterapinin daha sonradan ortaya çıkan etkisini yaşamak istemiyordu. Beş büyük ayı vardı ve son gününü en ince ayrıntısına kadar planladı. Morfine ihtiyaç duyduğu birkaç günden sonra öldü. Her yerdeki kadınlara dağıtılsın diye bu mesajı bıraktı KADINLAR, LÜTFEN NORMAL OLMAYAN HERHANGİ BİR ŞEY KARŞISINDA DİKKATLİ OLUN VE MÜMKÜN OLDUĞU KADAR ÇABUK YARDIM ALMAK İÇİNDE KARARLI VE İNATÇI OLUN.

Paget Hastalığı : Bu nadir tipte bir meme kanseri ve memenin dış çeperinde , meme ucunda ve haresinde isilik gibi görünüyor , daha sonra dış kenarı kabuklu bir yara haline geliyor.Meme kanserinden hiç şüphe duymadım ama kanserdi. Meme ucum bana hiç değişik gelmiyordu fakat isilik beni rahatsız etti, bu nedenle doktora gittim. Ara sıra kaşındı ve ağrıdı fakat bunların dışında beni rahatsız etmedi. Sadece çirkin ve sıkıntı vericiydi, doktorum ve dermatolog tarafından daha önce deri yangısı için verilen bütün kremlerle temizlenemedi . Biraz endişeli görünüyorlardı fakat kanser olabileceği konusunda beni uyarmadılar. Şimdilik, dışarıdaki pek çok kadının meme ucundaki yada çevresindeki bir isiliğin yada yaranın kanser olabileceğini bildiğini sanmıyorum. Benimki meme haresinde tek bir kırmızı sivilce olarak başladı. Meme ucunun Paget hastalığında problemin en büyüğü semptomların zararsız görünmesi. Çoğunlukla deri iltihabı veya enfeksiyonu olduğunu düşündürüyor, en önemli talihsizlik ortaya çıkartma ve bakımında gecikme.

SEMPTOMLAR NELER ? Meme ucunda kaşıntıya ve yanmaya neden olan sürekli kırmızılık, akıntı ve kabuk bağlaması. ( Benim durumumda , ben fark edene kadar çok fazla kaşıntı ve akıntı yoktu, fakat bir tarafta dış kenarda kabuk vardı. ) Meme ucunda iyileşmeyecek bir yara. ( Benimki meme haresi üzerinde idi.) Genellikle sadece bir meme ucu etkileniyor. Nasıl teşhis edilir? Doktorunuz fiziksel olarak muayene etmeli ve iki memeninde mamografisini acil olarak çektirmenizi istemeli. Kırmızılık, akıntı ve kabuk deri iltihaplanmasına çok benziyorsa bile, eğer yara tek memenizde ise doktorunuz kanserden şüphelenmeli. Neler olduğundan emin olmak için doktorunuz yaradan biyopsi almalı. Bu mesaj ciddiye alınmalı ve mümkün olduğu kadar çok sayıda akrabanız ve arkadaşlarınıza geç meliki birinin hayatını koruyabilmeli. Benim meme kanserim, büyük dozlarda kemoterapi aldıktan, 28 kez radyasyon tedavisi olduktan ve Tamaxofin aldıktan sonra yayıldı ve kemiklerimi sardı. Eğer başlangıçta meme kanseri teşhisi konulsaydı belki yayılmayacaktı...

TÜM OKUYUCULARA : Bu o kadar üzücü ki, kadınlar Paget Hastalığının farkında değiller. Biz diğerlerini bu mail ile hastalığın ve potansiyel tehlikesinin farkına vardırabiliriz, her yerdeki kadınlara yardım edebiliriz. Lütfen , eğer yapabilirseniz, bir dakika alır bu mesajı olabildiği kadar çok insana göndermek, özellikle akraba ve arkadaşlarınıza .Sadece bir dakika alır , sonucunda bir hayat kurtarır.


Ben bu konuda son derece bilgisizdim esasında. Umarım sizlerde bunu okuyup bilgi alırsınız. Hepiniz sevgiyle ve sağlıcakla kalın.

6 Haziran 2007

Kızıl

Oğlum kızıl hastalığına yakalandı. Cumartesi gecesi saat 2.30 cıvarlarında boğazım ağrıyor diyerek ve ağlıyarak uyandı. Biraz su vererek tekrar yatırdım. Oğlumun gece kalkması vaki değildir. Sabah erkenden uyandık ve kayınvalideme sabah kahvaltısına gittik. Orada devamlı bir uyku hali ve ateş olmaya başladı. Oğlumun ateşini en iyi alnından öperek anlarım. Tahminim 38 civarlarında. Apar topar kahvaltımızı ettik ve acele eve geldik. Termometreyle ölçtüğümde ateş 38.5 çıktı. Hemen ateş düşürücüyü verdim. Biraz düşer gibi oldu. Halsizlik ve iştahsızlık da var. Ateş inip çıkıyor devamlı. İlaç etki ediyor, etkisi geçince başlıyor çıkmaya. Bir ara 39 olunca telaşlanmaya başladım. Bir gün önce babasıyla ve dedesiyle dışarıya çıkmışlardı. Başında şapkasıda vardı ama eşim "sıcak çarptı herhalde" dedi. Çünkü Eskişehir'de hava sıcaklığı o gün yaklaşık 30 civarındaydı. Ama ben buna ihtimal veremiyorum. Hem başında şapkası var, hemde dışarıda fazla dolaşmamışlar.


Neyse gece ateş daha fazla yükselicek biliyorum. Gün içinde iki defa ılık banyoda yaptırdım. Yok fayda etmiyor. 38,5 ile 39 arasında gidip geliyor ateş. Bereket oğlum kendini biliyor yani şuursuz değil. Gece yatarken birde ıslak havlu koyduk kafasına. Bu da bir nebze etki etti ve ateş 37,8 gibi oldu. Esasında hiç tercih etmem başa ıslak havlu koymayı. Ama eşim dediğim gibi bunu sıcak çarpması sandı. Neyse geceyi de böyle geçirdik ve sabah ilk işim doktorundan randevu almak oldu.


Sabah kahvaltıda sadece 3 lokma peynir ekmek yedirebildim. Midem bulanıyor dedi. Bende herhalde mideyide üşüttü diyerek nane limon kaynattım. Aklımızın ucundan geçmiyor ki bir çocuk hastalığı olacağı. Neyse, nane limonu içti ama bir süre sonra olduğu gibi hepsi dışarıda. Öyle olunca ilaç da veremedim. İçerde yatarken eşim seslendi bana "baksana oğlanın cildinde hafif döküntüler olmaya başlamış". Baktım hemen . Belden yukarısında iğne başı gibi, çok belirgin olmayan kırmızı döküntüler olmaya başlamış. Ateş de var. Hemen araştırmaya girersin. Kitaplar karıştırıldı. Emareler Kızıl diyor. Ben yine ihtimal vermiyorum. Çünkü aşıları tam. Hepsi zamanında yapıldı. Doktoru görene kadar isim konduramadım.


Doktorumuzun muayenesine gittik, başladı kontrol. Doktor amcamız bir güzel muayene etti ve bu arada kızarıklıklar biraz daha arttı cildinde oğluşumun. Ama sanki 38,5 ateşi olan o değil. Hareketli maaşallah. Doktor amcamızın teşhisi boğaz enfeksiyonuna bağlı Kızıl. Aşı olduğu için çok hafif geçiriyormuş. Boğaz ağrısı ile başlamasının sebebi buymuş. İlaçlarımızı verdi. Eczaneden ilaçları aldım ve akşam yemekten sonra hemen verdim. Biri penisilin türevi, ikincisi soğuk algınlığı için, üçüncüsü ise ateş düşürücü. İlaçları alır almaz etkisini gösterdi. Kızarıklıklar azaldı, ateş düştü.


Şimdi çok iyiyiz. Perşembe tekrar gideceğiz. Evde istirahat ediyoruz şimdi. Ama evde çok canımız sıkıldı. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bakalım okulumuzun bitmesine de 1 ay kalmıştı. Günler neler gösterecek okul için.


Normalde Kızıl hastalığında dil çilek gibi kızarabilirmiş. Bizimki öyle olmadı. Baştan tedbirimizi aldığımız için.

31 Mayıs 2007

Kulak Ağrısı 1

Daha önceki yazımda kulak ağrısından mahvoldum diye anlatmıştım. Merak eden arkadaşlara hemen haber vereyim, Allah'a şükürler olsun ki ağrım yok. Kulağım tıkalı ama olsun. En azından o geceyi ağrısız geçirdim. Fakültedeki doktora tekrar gittim ve temizliği yaptı o da. Meğerse mantar değil enfekte bir olaymış. Ağrısızda temizlik yapılabiliyormuş demek ki.

Hakikaten anlamıyorum ben bu doktorları. İkisinede para vererek muayene oldum. Nedir bu ikilik anlamak mümkün değil. Fakültedeki doktor "kulağınız tahriş olmuş, bu nedenle damla damlattığım zaman acı duyuyorsunuz" dedi. Ben edepsiz bir kadın olsam kulağımı kazıyan doktoru gidip hastanesinde paralamaz mıyım? Pes demekten başka bir diyeceğim yok.
Bir damla verdi son gittiğim doktor ve gelicek hafta çarşamba tekrar çağırdı. Aynı işlemi tekrarlıyacak. Dedimya kulağım tıkalı ama ağrım yok. O da bir haftaya kadar açılırmış doktorun dediğine göre.
Herkese gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ederim.

30 Mayıs 2007

Kulak Ağrısı

Geçen hafta salı gününden beri bir kulak ağrısı başladı anlatamam. Sesim gitti önce. Doktora gittim. Antibiyotik dahil olmak üzere birçok ilaç verildi. Kulağımda da iltihaplanma olduğu söylendi. Tamam dedim ve ilaçlarımı eksiksiz kullandım. Cumartesi bir ağrı ki, hemen gittik hastaneye. Doktor kulağımda mantar olduğu ve temizlenmesi gerektiğini söyledi. Aman yarabbim olmaz böyle bir acı. Beynim oyuldu. Hem kulağım tıkalı hem duyuşum az. Acıya dayanıklıyım ama dayanılır gibi değil temizleme işleme yapılırken. Neyse gözyaşlarımı sildim ve eve gittik. Açılır gibi oldu ve iki gün rahattım. Hastanede ki doktor salı günü tekrar gelmemi söyledi ve bu arada da çok dikkatli davranmam gerektiğini asla ve asla su kaçmaması gerektiğini yoksa bu mantarın beynime kadar gideceğini söyledi.

Pazartesi gecesi tekrar bir sancı aman Allahım oyuyorlar beynimi. Ertesi sabah tekrar gittim. Doktor bir önceki hastasının sinirini benden çıkarttı sanki. Neymiş hastası bazı sorunlar yaşamış. Hasta bir doktor ve babasıda benim gözlerimin önünde neredeyse doktoru tehdit etti.

"Daha ileriye gidecektik ama oğlum engel oldu" dedi. Muayene olacağım doktorla aralarında ne geçtiyse çok sinirliydi.

Tamam dedim ben şimdi mahvoldum. Adam sinirini benden çıkaracak. Girdim içeriye. Doktor burnundan kıl aldırmıyor. Ne soru sorabiliyorum, ne ne yapmam gerektiğini.

"Çevirin kafanızı" dedi. Çevirdik. Başladı yine kazıma işlemi. Bağırıyorum. Adam "bağırmayın ki rahat çalışayım temizliyeyim" diyor.

Ya ne mümkün. Nasıl bağırmam canım çok yanıyor. İnanın, iki kürtaj geçirdim onlar bile daha kolay. Neredeyse bayıldım bayılıcam.. Başladı "işte biz canla başla çalışırız da kıymetini bilen olmaz", " güya doktor babası". Ne dersin şimdi. Ben sadece canımın yandığınla kalmışım. Oyulmuş beynim yine. Birde cuma tekrar gidecekmişim yine beynim oyulacakmış. Kullanabileceğim başka hiç bir ilaç yokmuş. Dövmediği kaldığı herifin yaa.

Neyse eve geldim ama ağrım geçmiyor bir türlü. Ağlıyorum devamlı. Çaresizim. Ne yapayım? Ne ilaç kullanayım?, bilmiyorum. Eşim araştırma yapıyor devamlı netten. Benim sayemde kulak üzerine tez hazırlıyacak neredeyse. Canım benim sağolsun.

Akşam kadar ağlamaktan gözlerim hem kan çanağına döndü, hemde şişti davul gibi. Ağrı yüzünden sanki üzerimden kamyon geçmiş gibiyim. Neyse ki akıl edip Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi KKB bölümünden özel randevu almayı akıl edebildim. Hemen ertesi güne yani bugüne. Buradaki doktorada her şeyi anlattım. Neyse çok anlayışlı davrandı. Canımı yakmamaya gayret göstererek temizliği yaptı ve "geç kalmışsınız, keşke daha önce buraya gelseydiniz" dedi. Şu anda ağrım yok Allah'a şükür. Tıkalı ama olsun. Yarın tekrar gideceğim. Bu gece çok önemliymiş. Ağrı olursa hemen hastaneye gelmemi tembih etti doktor. Bundan sonraki yaşamımda da asla ve asla kulak pamuğu kullanmamamı söyledi. Çünkü kulak pamuğu dış taraftaki kirleri içeriye taşınıp kulağa zarar verirmiş. Bakalım yarın neler le karşılaşıcam.

Diğer doktora gelince elime geçirirsem ne yaparım bilmiyorum. A be adam bana ne garezin vardı. Acı olmadan da temizliği yapılabiliyormuş. İkiside tıp okumuş, ikiside KKB'ci. Ama biri doktor, diğerini bilemiyeceğim artık.