12 Eylül 2007

KISKANANLAR ÇATLASIN OHHHH!!!!






Sevgili Eda dediğini yaptı ve büyük emeklerle banada header yaptı. İşin açığı, bana zaman ayırıp da böyle bir şey yapması gerçekten çok önemli benim için. Yaa düşünün bir kere. Hiç bir karşılık beklemeden .Yüzyüze hiç bir şekilde görüşmemişsiniz, sadece birbirinizin sayfalarına bıraktığınız yorumlar var. Karşılıklı almış olduğunuz pozitif bir enerji var.Öyle oldu bizimde. Sevgili Edicim yaptı banada bir header. Sakın kıskanmayın ama tam 5 tane, benim acemi çalışmamla 6 tane. Bende bunları artık dönüşümlü olarak bayıla bayıla kullanırım.

Kısakanmayın çünküm, aramızdaki enerji çook pozitif. Tekrar teşekkür ederim, sağol. Nasıl teşekkür etsem bilemiyorum. Ama şunu söyliyebilirim Edacım, sen gerçekten çok insalcıl ve sevgi dolu bir insansın. Zamanımızda kalmayan değerlere sahip birisin.

İnsanların suratlarına baktığımda, genelde onlar hakkında bir şeyler hissederim. Bu pozitifse, o insan benim hayatımdan genelde çok zor çıkar. Kalbimde yer eder. Sende bunlardan biri oldun. Çünkü bana karşılık beklemeden çok büyük bir hediye verdin. Tekrar teşekkür ederim canım. Yaşamında, hayatın tüm güzellikleri senin yanında, çirkinlikleri uzağında olsun. Sevgilin Ömi ile beraber. Allah ayırmasın.

ÇOOOK TEŞEKKÜR EDERİMMMM

11 Eylül 2007

Delidir Ne Yapsa Yeridir

Ben gerçekten deliyim sanırım. Ama bu deliliğim çok işe yaradı bu sefer. Koltuklarım ne zamandır gözüme batıyordu. Ne yapsam nasıl etsem. Kotukçuya versem dünyanın parasını istiyecek. Zaten bu koltuklar gitse gitse en fazla 5 sene daha gider. Ama ben görünümüne de dayanamıyorum. En sonunda Eskişehir'in Çarşamba Pazarından metresi 6 YTL'ye kumaşını aldım. Ama kafamda yaklaşık 2 aydır kaplamasını nasıl yaparım diye de kuruyorum. Elimde de Rus malı koltuk zımbası var, ama teli yok. Telini alayımda öyle yapayım. Cumartesi eşimle çıktık telini aradık. Çoğu yerde uygun zımba teli yok. Olanı aldık. Makineye yerleştirdik. Baktık basıyo ama yeterli değil. Ne yaparsın, ne edersin? En iyisi çiviyle çakalım dedim. Eşim diyor ki "olmaz tutmaz bu çiviler". "Ya zaten ben mobilyacı değilim, sadece kumaş kaplıyacağım." diyorum. Neyse efendim, eşime söktürdüm koltuğun yanlarını. Önce,koltuğun üzerine ince elyaf yayıp bir güzel yerleştirdim ve gelişigüzel diktim. Eğri iğnem vardı. Ama bu arada parmak uçlarımda acımaya başladı. İğne ne kadar eğri olursa olsun, batıyor çıkmıyor. Elyafı diktim yinede koltuğa. Kumaşı sökmedim zaten. Sonrasında aldığım kumaşı bir güzel kaplamaya başlarsın. Önce katlanan yeri, yani ortasını diktim üzerinden,kaymasın potluk yapmasın diye. Sonrasında kenarlar. Kapladıkça hoşumuza gidiyor. Eşim çivi çakma işini üstlendi ben yerleştirip el dikişlerini.

Koltuğun yanlarına sıra geldi. Ölçüp biçmişim zaten. Kumaşımı ona göre almışım. Başlarsın yerleştirmeye bir güzel. Ama önce iğnelersin, yerleştirirsin. Sonrasında çivilemeye başlarsın. Bu sefer çivi işi bende. Bu arada koltuk kaplanana kadar yaklaşık 2 dikiş iğnesi kırıldı, 20 adet de toplu iğnesi eğildi. Koltuk kenarlarının elimi ve bacağımı çizmesi parmak uçlarımın hissisleşmesi de cabası.

Oğlum bu arada "anne benim koltuğumu ne zaman kaplıyacaksın?" demeye başladı. Onada sıra gelecek elbet. Sırada daha iki tekli koltuk var. Onlarda kaplansın hele bir. Bende böyle deli olduktan sonra. Yaparım onlarıda. Fotoğraflarda benim artık dağılmaya başlamış halim ve oğlumun spiderman halleri görünüyor.


Sonunda, cumartesi ve pazarın tamamında kaplanan koltuğumuz. Zafer benimmmm. Eşim bana "ben işin %10'unu, sen %90'ını yaptın. Ellerine sağlık. Sen olmasan biz ne yapardık " dedi. Mutlu oldum. Buda bana yetti. Tabii yemek yapmak ve oğlumun banyo işi eşime aitti hafta sonu. Ama sonunda kendimle gurur duyuyorum. İnsan isterse neler yapabiliyor gerçekten. Koltuğumu yeni bir kumaşla kaplamak bana çiviler hariç 30 YTL'ye maloldu. Ama bu koltuğun yanları ayrılmasaydı, koltuğu kaplamam çok daha zor olurdu. Bilmem belki onuda yapardım belki....

10 Eylül 2007

Başlık

Yeni başlık bulmaya çalışıyorum. Yani şöyle resimli felan. Böyle bir şey yapmaya çalıştım. Her ne kadar sevgili Eda kadar bu işi yapamasakda bir şeyler oldu. Bu konuda yeteneksiz olduğum kesin.Yorumlarınızı bekliyorum. Daha neler olabilir bilemiyorum. Bana yardımcı olur musunuz? Şimdiden teşekkürler...

6 Eylül 2007

Melekler Yeryüzünde

Bana gelen bir maili sizlerle paylaşmak istedim. Bakalım sizler ne düşüneceksiniz.?

Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlardı, Georgi'nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu. Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Sally: "Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir." Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally. Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki eczaneye gitti.
Eczacının dikkatini çekebilmek için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını
anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Sally'nin beklediğini görünce "Evet, ne istiyorsun söyle bakalım" dedi. "Biraz acele et, gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum" diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi.
Sally "Kardeşim" dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti: "Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum." Eczacı Sally'e bakarak "Anlayamadım" dedi. "Şeyy, babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' dedi, bir mucize kaç paradır, bayım?" Eczacı Sally'e sevgi ve acımayla baktı bu kez: "Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı olamayacağım" dedi. Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi. Eczacının gözlerinin içine bakarak "Karşılığını ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli" dedi.
Bu arada Sally ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey Sally'e dönerek "Ne tür bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım? diye sordu. "Bilmiyorum" dedi Sally. Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti: "Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ve ailemin de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok. Ama babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' deyince ben de paramı alıp buraya geldim." "Ne kadar paran var?" diye sordu iyi giyimli adam. "Bir dolar ve onbir sent" dedi Sally. "Ve dünyadaki tüm param bu!" "Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para" dedi, iyi giyimli adam.
Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Sally'nin elini tutarak "Beni yaşadığın yere götürür müsün lütfen?" diye sordu. "Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum" dedi. İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong'du ve George için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı. Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı. Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı. Anne "Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu maliyeti ne kadardır merak ediyorum" dedi. Sally kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu. Tam tamına bir dolar ve onbir sent!...

Bloğum Gümlüyordu

Bloğumu değiştirmek istiyordum ne zamandır. Hadi diyeyim değişiklik olsun. Aman neme gerek benim. Yok bir daha tövbe. Yapmam arkadaş. Sen değiş ama ne değişim. Sayfa toptan gümledi sandım. Bereket tüm HTML javaları kaydettimde, tekrar tekrar, tek tek onları oturdum girdim. Şu anda da bilgisayarın karşısında oturmaktan hem belim hemde affedersiniz ama maabadım fena halde ağrıyor. Neyse düzelttim ama bende benden çıktı. Çok korktum ama çok

Tahinli Un Kurabiyesi

Efendim bu kurabiyeyi yapmak hem çok kolay hemde acayip lezzetli. Un kurabiyesini yaparsın da kıvamını tutturmak çok zordur ya. Bu tarifte böyle bir şey mümkün değil inanın. Ama söylemeliyim bayağı kalori deposu. Bu tarifi alt komşum sevgili Menekşe'den aldım. Zaten hatun bayağı beceriklidir hani. Gelelim tarifiimize;

Malzemeler:
  • 1 Ölçü Pudra Şekeri (Ölçünüz ne ise. İster 1 su bardağı, ister 1 kahve fincanı, ister 1 kase hiç farketmez)
  • 1 Ölçü tahin
  • 1 Ölçü sıvı yağ
  • 1 Ölçü ister ceviz, ister fındık (kırılmış)
  • Alabildiği kadar un.
  • Elbette vanilya

Yapılışı:

Bütün malzemeleri bir güzel karıştırıp hamur haline yetiriyoruz. Hamurun sertliği kulak memesi gibi olacak. Hamurun sert olmamasına dikkat edelim.Sonrasında fırınımız önceden ısıtalım. Tepsimizi yağlamadan hamurumuzdan fındıktan büyük, cevizden küçük parçalar koparıp misket gibi yuvarlıyalım. Tepsimize dizelim. Herkesin fırın ayarı farklı olduğu için süre veremiyorum. Kurabiyelerin altları kızarmaya başlayınca pişti demektir. Arzu ederseniz üzerlerine tarçında dökebilirsiniz (Bu fikride sevgili Ruşen verdi. Teşekkür ederim kendisine.). Soğuduktan sonra kurabiyelerinizi servis yapabilirsiniz. Ağzınıza attığınızda çiğnemenize bile gerek yok. Dilinizle damağınız arasında ezin yeter. Eriyiveriyor. Hepinize afiyet olsun.

3 Eylül 2007

Karışık Pizza



Baktım postlarımda bu aralar tariflere ara vermişim. Hemen bir tarif vereyim dedim. Bu tarif genelde hafta sonlarında yaptığım bir şey. Bizimkiler bayılıyorlar. Umarım sizlerde beğenirsiniz.

Hamur İçin Malzemeler:

2 yumurta
1 paket kuru maya ( Dr.Oetker tercih)
125 gr. erimiş margarin (tercihim Terem yağ)
1/2 sıvı yağ
1.5 su bardağı ılık süt
1.5 tatlı kaşığı toz şeker
1.5 çay kaşığı tuz
Alabildiği kadar un

Pizza için Malzemeler:
3 domates rendesi
1.5 su bardağı rende kaşar
1 Çorba kaşığı dolusu domates salçası
İsteğe göre sosis, sucuk, salam,mantar, etli kırmızı biber, mısır taneleri
Reyhan kurusu ve kekik ( ben her ikisinide kurutup karıştırdım tavsiye ederim. Kekiği nerede kullanırsam aynı yerlerde kullanıyorum)

Hazırlanışı:


Eğer mikro dalganız varsa 360 C'de 1 dakika sütü ısıtmanız yeterli olur. Yani ılık olacak ki maya kabarabilsin. Derince bir kapta süt, erimiş margarin, yumurta, sıvı yağ, tuz ,şeker ve elbetteki kuru (instant) mayamızı bir güzel çırpıyoruz. Sonrasında içine elenmiş unumuzu ekliyoruz. Hamurumuz kulak memesinden daha yumuşak bir sertlikte olacak. Size hamur biraz yağlı gelebilir ilk bakışta ama sakın böyle düşünüp un eklemeyin. Sonrasında üzerini temiz bir bez veya naylon örterek güneşe koyun ve yaklaşık 1 saat mayalanmaya bırakın. Eğer mayalanma işlemi güneşsiz bir ortamda olacaksa iyice sarıp sarmalayın hamurunuzu. Hamurunuz mayalanırken siz malzemelerinizi hazırlayın. Domatesi bir güzel rendeleyin ve biraz ocakta soteleyin. Domatesin içine arzu ederseniz dövülmüş sarımsak ekliyebilirsiniz. Domatesiniz sotelendikten sonra içine domates salçasını ekleyin. Kıvamı boza kıvamı olacak şekilde olacak. Eğer baktınız domatesin suyu yeterli gelmedi biraz su ekliyebilirsiniz. Ben burada sadece sosis ve sucuk kullandım. Siz damak tadınıza göre ne isterseniz ekliyebilirsiniz. Malzemelerinizi doğrayın. Mayalanan hamurunuzu yağlanmış tepsinize elinize bir güzel yayın. Domates sosunuzu yayın, reyhan ve kekiği serpin üzerine. Rendelenmiş kaşarınızı birazını üzerine sepeleyin. Pizzanın üst malzemelerini gelişigüzel yerleştirin ve kalan kaşarınızıda bir güzel yayın. Fırınınızı önceden böreği pişirdiğiniz ayarda ısıtın ve pizzanızı fırında pişirmeye verin. Pişirme süresi her fırının farklı olduğu için burada süre yazmıyorum. Oda sizin maharetinize kalmış artık şimdiden hepinize afiyet olsun.